Bir cip verdi bize Radar(1)
Haydi bindik dedik kader
Gittik yarı yola kadar
Şaştım kaldım nasıl edem
Cip bıraktı döndü bizi
Kar kapatmış yolumuzu
Çalar sazı dinler sözü
Şaştım kaldım nasıl edem
Şarkışla’yla köy arası
İçimden çıkmaz yarası
Ateşli beli(2) burası
Şaştım kaldım nasıl edem
Adım atsam kar batıyor
Ata binsem at yatıyor
Ahmet(3) elimden tutuyor
Şaştım kaldım nasıl edem
Okul müdürü beraber
Ort’okula etti haber
Talebeler apar topar
Kurtardılar şükür olsun
Konuk olduk ort’okula
Sabahleyin düştük yola
Talebeler bir at ile
Eve düştük şükür olsun(4)
1: Şarkışla Hava Radar Mevzi Komutanlıǧı.
2: Şarkışla’dan Sivrialan’a giderken, Kızılırmak ile Ortaköy arasındaki Ateşli daǧının eteǧinden geçen yol.
3: Âşık Veysel’in oǧlu Ahmet Şatıroǧlu.
4: Soǧuk dermiş ki, bakmayın siz benim adımın Erzurum’da çıktıǧına ben aslında Sivas’ta eǧleşirim (ikamet ederim) Şarkışla karasal iklimin en sert geçtiǧi bir ilçe. Şarkışlalı Halk Ozanı Serdari “Sekiz ay kışımız dört ay yazımız / Açlıǧından telef oldu bazımız / Kasım demeden buz tutar özümüz / Mayısta çözülür gönlümüz bizim” demiş. Âşık Veysel’in bir kış günü Şarkışla’dan köyü Sivrialan’a gidişini gözlem, duygu, endişe ve korkularını dörtlüklerle anlatmış. Tamamlanmış bir şiirden çok manzume olarak bakmamak gerekir. Bu açıdan ayak bütünlüǧü yok. Benzer bir durumu Kızılırmak köprüsünün yakılması üzerine yerine yeni bir köprünün yapılması çabasını anlattıǧı manzumede görebiliriz. (Bakınız: Kolay Geçmek İçin Kızılırmak’tan)